HABER GERÇEK HABER PORTALI

“Örnek alan değil, örnek alınan bir şehir meydana getireceğiz”

Röportaj: Muammer KIZILIRMAK…
Genç, dinamik, tuttuğunu koparan, azimli, kararlı, disiplinli, aynı zamanda, tevazu sahibi bir insan.

“Örnek alan değil, örnek alınan bir şehir meydana getireceğiz”
06 Aralık 2018 - 2:43 'de eklendi ve 90 kez görüntülendi.

Düzce’de siyasi görüşü ne olursa olsun, hemen hemen herkes O’na güveniyor, seviyor, kendi öz evladı olarak kabul ediyor. Bazı siyasiler gibi, sözde değil, özde Düzceli…

Çevresindeki herkes, O’nu güvenilir buluyor, aldığı görevi layıkıyla yerine getirdiği konusunda hemfikir.

Belediyelerin, şehrin planlamasına yönelik, altyapı, üstyapı imar gibi görevlerinin yanı sıra, sosyal belediyecilik görevi de en asli görevleri arasında…

Celal Kasapoğlu, şehir planlamasında uzman olmasının yanı sıra,  Sivil Toplum Kuruluşu Başkanı olarak ve şahsi faaliyetleri ile çevreye ve topluma faydalı olmak için büyük çaba sarf ediyor.

Bu özelliği ile Belediyenin yapması gereken görevleri, kendi hayatında başarılı şekilde uyguluyor.

Özetle, Düzce’nin yetiştirdiği değerlerden birisi Celal Kasapoğlu.

Kasapoğlu; halkın, başarılı, donanımlı, halkın gönlüne hitap eden bir belediye başkanından beklediği hemen hemen tüm vasıflara sahip…

MHP Düzce Belediye Başkan Aday Adayı Celal Kasapoğlu kendisini şu sözlerle anlatıyor.

Siyaset insan için, toplum için, memleket için çalışmak demek,

Sorunları sahiplenmek, onlara çözüm olmak demek,

Değer üretmek ve toplumu ileri taşıyacak adımları atmak demek.

Halkın verdiği vekâleti dürüst şekilde kullanmak, toplumun zamanını, haklarını ve kaynaklarını

Akılcı şekilde yönetmek demek, siyaset samimi olmak, herkese kucak açmak, herkesi dinlemek demek,

Temsil sorumluluğunu hissetmek ve adil olmak demek.

Siyaset yarınlara güzel bir gelecek demek, siyaset insanların mutluluğu demek.

Ben bildiğim siyaseti icra etmek istiyorum. Tüm enerjimle Düzce için çalışmak, dertlere ortak olmak istiyorum.

Örnek gösterilen kendi inşa etmek, kaybettiğimiz zamanı telafi etmek istiyorum. Düzce’yi Düzcelilerle birlikte yönetmek. Attığımız her adımda şeffaf ve hesap verebilir olmak istiyorum. İnsanların sokaklarında mutlu yürüdüğü, hepimizin hayal ettiği Düzce için istiyorum. Çünkü Düzce için değer.

Gerçekten Kasapoğlu’nun dediği gibi Düzce için her şey değer, Düzce ve Düzce insanı işlenmemiş bir cevher, paha biçilmez bir değer. Yeter ki kıymet bilenlere emanet edilsin.

Maalesef şimdiye kadar Düzce kıymet bilmeyen hoyrat ellerde heba olup gitti.

Gerçekten Düzce Celal Kasapoğlu gibi, çalışkan, dürüst, tecrübeli, liyakatli ve tevazu sahibi, kıymet bilen siyasetçilere hasret kaldı.

MHP Düzce Milletvekili Aday Adayı Celal Kasapoğlu sorularımıza içtenlikle cevap verdi.

BİZ “BİRBİRİMİZE RAKİP DEĞİL,  BİR BÜTÜNÜN PARÇALARIYIZ”

 MHP Düzce Belediye Başkan Adayları olarak yola çıktınız. Hepsi de kıymetli insanlar. Başkan olduğunuzda, ya da bu insanlardan biri başkan olduğunda bu insanlarla birlikte Düzce için hizmet etmeyi düşünüyorsunuz?

Ben Düzce Belediye Başkanı seçilmediğimde ya da aday olmadığımda, Düzce’ye hizmet eden ekibin bir parçası olmayı çok isterim. Biz MHP Adayları olarak bir ekibiz. İçimizden biri Düzce halkının emanetini omuzlarına aldığında, bu emaneti hepimiz kutsal sayarız. Diğer arkadaşlarım da aynı düşüncedeyiz.  Biz birbirimize rakip değil. Bir bütünün parçalarıyız.

“ÖLÇÜ ALMAMIZ GEREKEN ŞEY LİYAKATTİR”

Diyelim ki belediyeye bir idareci ya da eleman işe alınacak.  Sizden farklı siyasi görüşte olanları da değerlendirir misiniz?  Yani ölçünüz liyakat mi olur siyasi düşünce mi olur?

Şu anda bizler MHP Çatısı altında çalışmalarımızı yürütüyoruz. Eğer göreve layık görülürsek siyasi görüş ayırt etmeksizin herkesin başkanı olacağız. Yönetimi de bu yönde oluşturacağız. Benim en mutlu olduğum konulardan biri de çevremdeki insanların, “benim dahi usulsüz teklifimi dahi kabul etmez onun için oy vereceğim” demeleridir. Hizmet ve mal alımında esas ve ölçü almamız gereken şey liyakattir. Benim en mutlu olduğum konulardan birisi de budur. Bakın ben kendimi bildim bileli halkın içindeyim, sokaklarda, kahvede, stadyumda, insanların olduğu her yerdeyim. Şimdiye kadar halktan aldığım intiba şu: insanların belediye başkanlarından şikâyet ettiği husus, başkanların kendi seçtiği ayrıcalıklı grubun başkanı olmasındandır. Biz, adil ve herkese eşit davranmayı ilke edinen yönetim tarzımızla, halkın bu düşüncesini değiştirmek istiyoruz. Ölçümüz tamamen liyakat olacaktır.

“LİYAKAT ANLAYIŞINI ÖNCE KENDİME UYGULAMAM GEREKİR”

Ben aday olurken gerek siyasi hayatımda uymam gereken kriterler in olduğunu düşünenlerdenim. Benim siyaseten kendime inanmam için belli etaplardan geçmiş olmam gerektiğini düşünüyorum. Birincisi Partide karşılıksız görevler almalıyım vazifeler üslenmeliyim dedim. Bunu yapmaya çalıştım. İkincisi, parti içindeki teşkilatlarla iyi ilişkiler kurmam gerekiyor. Bunlar kendimce doğrulardır. Üçüncüsü; Diğer siyasi partilerden de oy alabilecek nitelikte olmam gerektiğini düşünüyorumDördüncüsü; Benim saldıran, eleştiren yapım yok. Fikirlerimi, yapmak istediklerimi açıkça ortaya koymak gerektiğine inandım ve bunu gerçekleştirdim.  Son olarak da; eğer ben bir yere adaysam, talipsem, talip olduğum makamın gerektirdiği niteliklere sahip olmam gerekir diye düşünüyorum. Benim talip olduğum yer Düzce Belediye Başkanlığı,  mesleğim ise şehir plancısı.  Liyakat anlayışını önce kendime uygulamam gerekir. Yapacağım her işte bunu esas alarak yapmam gerekir.

“DÜZCE’NİN KAYNAKLARINI AKTİF HALE GETİRECEĞİZ…”

Biliyorsunuz Ak Partili Belediye başkanI Mehmet Keleş’in sorumsuz belediyecilik anlayışı nedeniyle belediye aşırı borçlandı. Tabir caizse iflas etmiş durumda. Dursun Ay bu durumu düzeltmeye çalıştı ama zaman yetmedi. Siz göreve gelirseniz belediyeyi nasıl tekrar hizmet eder hale getirmeyi düşünüyorsunuz?

Bu duruma en iyi örnek Isparta Belediyesidir.  20 yıl önce başkan göreve geldiğinde tıpkı Düzce Belediyesi gibi, ekonomik olarak hareket edemeyen,  borç batağında bir belediye devraldı. Şimdi ise neredeyse İller Bankası’ndan ödenek almadan kendini idare edebilen bir belediye haline getirdi… Düzce’ye nazaran nüfus anlamında yarı büyüklüğe sahip 4-5 katı büyüklüğünde bütçesi var. Bunun haricinde meslek olarak geliştirdiğim benzer önerilerim var. Örnek Belediye İktisadi Teşebbüsleri adıyla belediyelere kaynak oluşturacak işletmeler kurmak istiyoruz. Sektör ayıt ayırt etmeksizin Düzce’mizin sahip olduğu potansiyelleri ekonomik anlamda aktif hale getirecek işletmeler kurmak istiyoruz… Üreten bir belediye kimliğine ulaşmak için öncelikle bu atılımları gerçekleştirmek gerekir.

“YENİ İSTİHDAM ALANLARI OLUŞTURACAĞIZ”

İlk etapta en nihayetinde 4-5 farklı kulvarda ticari ve sanayi teşebbüslerini harekete geçirmek. Bunda amaç sadece belediyeyi kurtarmak değil, ilimiz için yeni istihdam alanları oluşturmak istiyoruz. Tabii ki Kimseyi işten çıkartmak değil. Yeni iş sahaları açarak fazla eleman almadan mevcut personelle neler yapabiliriz ona bakacağız. Partimizin de belediyecilik esasları konusunda öneriler önerileri var.  Düzce’nin potansiyeli yok mu? Elbette var… Bunun kaynaklarımız işlenebilir. Ben yatırımcıların Düzce’ye önyargılı baktığını düşünmüyorum.

“İNSAN ÇALIŞMAK, TOPLUMA FAYDALI OLMAYI CAN-Ü GÖNÜLDEN İSTERSE,  TİCARİ KAYGILARINI BİR KENARA BIRAKIRSA, BAŞARILI OLMAMASI İÇİN HİÇBİR SEBEP YOK”

Şimdiye kadar bazı siyasi temsilciler, birtakım bireysel ticari kaygılarla Düzce’ye yatırım yapmak isteyenleri ürkek davranmak zorunda bırakmış olabilir. Ben Celal Kasapoğlu olarak bazı makamlara ulaşamayabilirim. Ama başkan olarak her türlü projeyi yapmaya hazırım. Bunda benim için en güzel örnek,  Afer dedem elektriği Düzce’ye getireceği zaman 1950 yılında talepte bulunuyor. Baskılar yapıyor. Bir gün Ankara ziyaretinde hangi şehir olduğunu hatırlamıyorum ama bir şehrin trafolarını yenilemek için müracaat eden başkanla karşılaşıyor. Bu belediye başkanı trafoları Erzurum’a göndermek isterken,  onları ikna edip trafoları Düzce’ye kurduruyor.

İnsan çalışmak, topluma faydalı olmayı can-ü gönülden isterse,  ticari kaygılarını bir kenara bırakırsa bana göre başarılı olmaması için hiçbir sebep yok. İyi yönetilirse belediyenin borcu olmayacağını düşünüyorum. Alacağımız tasarruf tedbirleri de var. Benim için bindiğim aracın giydiğim giysim benim değerimi artırır diye düşünmüyorum. Günlük hayatımda da öyle bir merakım da yok.

“ÖRNEK ALAN DEĞİL, ÖRNEK ALINAN BİR ŞEHİR MEYDANA GETİRECEĞİZ”

Geçenlerde söylediğim güzel bir söz vardır. Maldan beklenen itibar malın ömrü kadardır. Taşıdığımız insani değerlerle önemli… O koltuğa oturduktan sonra cebimden düşürdüğüm kuruşun hesabını vermek zorundayım… Hesabımı verebilmem için gerektiği şekilde davranmam lazım.

Sakarya Bolu’yu örnek gösteren bir şehir değil, Kendi potansiyellerini harekete geçirmiş, atağa kalkmış öyle ki bırakın Sakarya ve Bolu’nun Ulusal düzeyde örnek alınan bir şehir meydana getirmek istiyoruz.

Şunu söylemek istiyorum. Yola çıkarken nasıl bir anlayışla yola çıktık? Kaybettiğimiz zamanın sebebi bu işin metotlarını düzgün şekilde yapmamamız geliyor. Şimdiye kadar çoğu siyasilerin yaptığı gibi; kariyer planının bir parçası sıçrama tahtası anlayışıyla değil. İyi niyetle yola çıktıktan sonra, çaba sarf ettikten yapamayacağımız hiçbir şey, aşamayacağımız hiçbir engel yok diye düşünüyorum.

“BEN İŞİM GEREĞİ DE, KARAKTERİM GEREĞİ DE HEP HALKIN İÇİNDEYİM”

Açıkçası ben işin perdenin arkasındakini, tabir caizse şeytani tarafını bilmiyorum. Ben her zaman Rahmani tarafından baktım. Anladığım siyaset tamamen bu.  Geldiğim noktadan da memnunum. Bu şekilde yapmasaydım olumlu dönüşler olmazdı. Yapmam gereken şey, bu anlayışı muhafaza etmek, bildiğim şekilde mücadele etmektir. İyi işler yaparsak olmamız gerektiği yede oluruz. Diye düşünüyorum. Ben siyasi unvanım yokken de toplumsal fayda getiren işler de yaptığıma inanıyorum. Ben işim gereği de, karakterim gereği de hep halkın içindeyim, yapım gereği de mütevazi yaşamayı seviyorum…

“DÜZCE’YE DEĞER KATACAK HER PROJEYE, HER GÖRÜŞE VARIZ…”

14 yıldan beri Düzce belediyesi Ak Partinin elinde… Her yeni gelen başkan, eskisini rakip gördü. Eski projeleri çöpe attı kendi projelerini uyguladı. Devlette devamlılık esasına aykırı hareket edildi. Bunun yanında faydalı projelerde var. Siz ne düşünüyorsunuz?

Bizim ego yapma lüksümüz yık. Bu durumda başvurmamız gereken mantık. Yapılan faydalı işleri de var. Eğer bir proje belli seviyeye getirilmişse, halkın yararınaysa yapılması taraftarı oluruz. Ancak kamu çıkarları bulunmayan fayda fiyat arasında orantı olmayan işleri elbette ıslah ederiz. Benim eski böyle bir anlayışım yok dışarıdan da proje varsa, siyasi görüşü ne olursa olsun, hepsini incelemek isterim. Düzce’ye değer katacaksa neden olmasın.

Ben Mersin Adana Mardin Midyat Kütahya Bursa İzmir İstanbul’un bazı ilçelerinde belediyeciliğin ve planlamamanın saha çalışmalarından masa başına kadar her etabında çalıştım. 1/100000 1/5000 nazım plan kentsel dönüşüm Kadıköy de yönetsel işleyişle tecrübe sahibi oldum.  Babam 16 yalımdayken vefat etti. 19 yaşında çalışmaya başladım. O zamanlar İstanbul’da üniversitede okurken hem de kendi şirketimizde çalışıyordum. Firmanın Batı Karadeniz’deki satış pazarlama tahsilât işlerini kendim yapıyordum. Şirketin genel işleyişi,  karar alma noktasında görev almak, mali dengeyi sağlamak,  yıllık 10 milyon ciro yapan bir firmanın işlerinin planlaması benim sorumluluğumdaydı. Örneğin Bolu’da mal satıp, İstanbul’da sınava girdim,  akşama Düzce’ye geldim. Şunu söylemek istiyorum. Ben hayata erken atıldım. Mesleki tecrübemin yeterli olduğuna inanıyorum.

Son olarak ifade etmem gerekir ki rahmetli dedelerim Celal Kasapoğlu da Afer Tütüncüoğlu da benden bir yaş küçük başkan oldular.

Doğru adam benim şeklinde bir iddiam yok. Görev verilirse layıkıyla yapmak için elimden geleni yaparım, verilemezse de zaten Düzce’ye faydalı olmak için mücadele ediyorum, etmeye de devam edeceğim.

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER