HABER GERÇEK HABER PORTALI
izmir escort izmir rus escort izmir escort izmir escort eskisehir escort bodrum escort porno izle porno izle maltepe escort alanya escort kartal escort

Siyasette üslup sorunu…

Siyasette üslup sorunu…
Bu haber 14 Şubat 2021 - 22:16 'de eklendi...

Sevgili Düzceliler,

Sevgili dostlarım,

Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü yaptığımız programda “söylediklerim ve  yazdıklarım nedeniyle cevap hakkı doğan arkadaşlarımıza, gerek bu programda, gerekse de HABERGERÇEK HABER PORTALI’ndaki köşe yazılarımda yer vereceğimi” ifade etmiştim…

Geçen programda “Düzce Belediyesi’nde önerge krizi” başlıklı konuya ve köşe yazıma İYİ Parti Belediye Meclis Grup Başkan Vekili Sayın Ender Çakar’dan cevap geldi…

Sayın Çakar’ın cevabına geçmeden önce konuyla ilgili ne demiştik? İsterseniz hatırlayalım…

Programda;  İYİ Partili Belediye Meclis Üyeleri tarafından esnaf için verilen destek önerisi, AK Partili meclis üyeleri tarafından reddedildiğini,

Önergenin içeriği ise  “Pandemi tedbirleri kapsamında başta kahvehane, kafe, lokantalar olmak üzere birçok esnaf ya kapalı ya da kısmı olarak açık. Bu süreçte ise dükkanı kapalı olan esnaflar, su kullanımını neredeyse yapmadılar.

Bununla ilgili olarak esnaflardan gelen talepler doğrultusunda Düzce Belediye Meclisi İyi Parti grubu su kullanmayan ve kapalı esnaflardan su faturalarına yansıtılan evsel atık bedellerinin alınmaması ve gündeme alınması” şeklinde olduğunu,

Önergenin  gerçekten takdire şayan olduğunu, iktidarı, muhalefeti toplumun her kademesinden insanın destek vereceği türden bir önerge olduğunu, lakin biçim bakımından eksik bir önerge olduğunu ifade etmiştim…

Nedenini ise şöyle izah etmiştim;Sözkonusu önerge daha önce parti gruplarında gündeme getirilmemiş, tartışılmamış bir önerge, kısacası hiç kimsenin bu önergeden haberi yoktu. İçerik açısından harika bir öneri olsa da dediğimiz gibi biçim ve usul bakımından eksik bir önerge…

Demiştim…

Konuyla ilgili olarak,

AK Parti Grup başkan Vekili Hasan Günden bir TV kuruluşuna yaptığı açıklamasını naklederek

Meclis halkın yeridir. Orada partizanlık yapmak söz konusu olamaz. Ancak önergelerin verilmesi sırasında usulen hata olduğu için biz ret ediyormuşuz gibi görünüyor. Oysa TBMM’de de diğer meclislerde de önergeler verilmeden önce diğer partilerin gruplarına da verilir. Böylece diğer siyasi partilerin gruplarında önerge konuşulur tartışılır sonrasında meclis gündeminde oylanır. Meclis gündemi sırasında önergeler verilince konunun ne olduğunu derinlemesine tartışmadan kabul etmek olmaz” şeklinde açıklama yaptığını ifade etmiştim…

Hatta İYİ Partili üyelere seslenerek “ Ben bir gazeteci olarak sizden birine program daveti yaptığımda neden anında hemen “tamam gelirim, ya da gelmem” demiyorsunuz da “İYİ Parti İl Başkanı Sayın Yunus Özay Er’e danışalım, onun da onayını alalım” diyorsunuz… demiştim…

Bu söylediğim hususlara İYİ Parti Düzce Belediye Meclis Başkan Vekili Sayın Ender Çakar ;

Hasan beyin “önergeleri önceden bize getirilmesi lazım  mecliste bu şekilde yapılıyor” söyleminin doğru olmadığını söyleyerek,  “TBMM çalışma yönetmeliği ile belediye meclis çalışma yönetmeliği aynı değil. Gündeme alınması istenen önergeler ve soru önergeleri her ayın ilk meclis toplantısında meclis başkanlığına teslim edilir.  Orada okunurken karar veremiyoruz demek bahane değildir, zira gündeme alınması oylanır ve gündeme alındıktan sonra mevcut gündemin sonunda tekrar okunur ve kabul veya reddedilir.  Okunduğunda isterse grup başkanı bunu görüşmek için ara talep edebilir.

Dedi…

Kendisine, kanunlarda ve   yönetmeliklerde yazmasa bile  parti gruplarına danışması, fikrini alması gerekmez mi?  Sorusunu sorduğumda  “Hayır,   Ben önergemi hiçbir gruba danışmak zorunda değilim. Parti grupları ara ister orada grubunu toplar karar verirler isterlerse…”şeklinde cevap verdi…

Ayrıca Sayın Çakar, “AK Parti Grubunun İYİ Parti ve CHP den ne gelirse gelsin reddedilecek “ şeklinde kararı bulunduğunu iddia ederek “Önerge konusunda biz iktidarız meclisten önce getir bana bakayım diyemezsiniz. AKP İstanbul meclis üyeleri Ekrem İmamoğlu’na veya CHP grubuna önergelerini meclisten önce veriyor mu?

Dedi..

Lakin bana göre tabi esnafla ilgili sizin önerinizi sırf esnafa karşı oldukları gerekçesiyle reddettikleri söylemi biraz acımasızca değil mi” şeklindeki soruma  “ esnafa Düzce ye faydası olacak şeyi iyi parti önerdi diye reddetmek nedir sence? “ şeklinde cevap vererek

Biz Ak Parti  faydalı bir şey getirince bize önceden söylemediniz demiyoruz evet oyu veriyoruz

  Burada duyduk anlamadık demiyoruz.   Belediyeden para çıkacak vatandaşa gidecek herşeye itiraz ediyorlar, zam yaparken “alt sınırdan yapın” diyoruz ona da “hayır” diyorlar.   

Ben şunu hep söyledim mecliste, ‘dediklerimizi yapsanız bunu iyi parti yaptı demeyecekler Faruk özlü yaptı diyecekler, seçimde sizin faydanıza olacak yeter ki Düzce kazansın’ diyorum.

  Buna rağmen red veriyorlarsa da vatandaş bunu duysun istiyorum.   Muhalefetin düşündüğünü akp meclis üyeleri düşünsün muhalefete prim yaptırmasınlar.  Meclisten meclise gelip Faruk bey bi tane seviyoruz demenin dışında bir şeyler yapsınlar” dedi…

Evet İYİ Parti’nin verdiği “Pandemi tedbirleri kapsamında başta kahvehane, kafe, lokantalar olmak üzere birçok esnaf ya kapalı ya da kısmı olarak açık. Bu süreçte ise dükkanı kapalı olan esnaflar, su kullanımını neredeyse yapmadılar.

Bununla ilgili olarak esnaflardan gelen talepler doğrultusunda Düzce Belediye Meclisi İyi Parti grubu su kullanmayan ve kapalı esnaflardan su faturalarına yansıtılan evsel atık bedellerinin alınmaması ve gündeme alınması” önergesine karşı iktidar ve muhalefet kanadının söyledikleri bunlar…

Konuyu kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz…

DÜZCE’DE SİYASİ DURUM VE ÜSLUP

2020 yılı Mart ayından bugüne kadar, Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini göstermeye devam eden Koronavirüs salgını özellikle esnaflar için içinden çıkılmaz bir hal almaya başladı.

Aradan geçen zaman içerisinde çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren esnafların mağduriyeti katlanarak artmaya devam ederken, esnaf da kendileri için daha somut adımlar atılması gerektiğini söylüyor.

Düzce’de özellikle çok sayıda lokanta ve kafeterya işletmecisi, işyerini kısıtlamalar nedeniyle kapatmak zorunda kalırken, buralarda çalışan binlerce kişi ise işsiz kaldı.

Öte yandan çalışanlar da maaşlarını alamıyorlar, çok mağdur durumdalar ve hatta şu an birbirlerinden 5-10 lira borç isteme durumuna geldiler, çocuğuna süt, mama, evine  ekmek alamayanlar var.  

Örneğin, çay ocağı, lokanta ve aperatif iş yapan işletmeler, şuan sadece paket servis hizmeti veriyor.

Buda esnafın işlerini yüzde 80-90 civarında düşürdü.

Maalesef Devlet tarafından yapılana yardım da yarayı sarmaya yetmiyor. 

Esnaf diyorki “Biz devletin uyguladığı kanunlar çerçevesinde sadece paket servis olarak hizmet vermekteyiz. Mecburen bu uygulamayı yerine getiriyoruz. Hiçbir müşterimizi iş yerinde oturtarak yemek yedirmiyoruz. Yani biz kurallara uyuyoruz ve devletimizden de bizlere biraz daha destek olmalarını bekliyoruz

Sevgili Düzceliler,

Esnaf  başta vekiller olmak üzere, tüm partilerin il-ilçe başkanlarını, kadın ve gençlik kollarını hasılı partilerin tüm teşkilat mensuplarını  halkın içinde, yanında  görmek istiyor.

Ve diyorki “Bugün buradan vekillerimize sesleniyorum, bizim ötekimiz yok hepsi bizim. Biraz daha el versinler, ele olsunlar, omuz omuza olsunlar, uzak kalmasınlar. Yapıcıyız ve devletin yanındayız, devletçiyiz… Devlet elinden geleni yapmaya çalışsa da yetersiz… Halka uzaklaşmayla hiçbir yere varamazsınız… Halkın içinde olmadığınız sürece, halkın derdinden anlamazsınız…

Diyor…

Peki bizim başta vekiller olmak üzere, siyasi partilerin teşkilatları ne yapıyor? Dersiniz…

Kimi belediye başkanlarıyla basın önünde kavga ediyor. Kimisi de birbiriyle kavga ediyor…

Halkı düşünen kim?

Örneğin Ak Parti teşkilatları ve meclis üyeleri birbirlerini ziyaret ederek, kendilerini ağırlıyor…Halkın derdine kör, sesine sağırlar…

Diğer partiler de siyasi kavgayla meşgul. Halk umurlarında değil…

Bir de bizim siyasilerde üslup sorunu var…

Siyasetçilerin büyük çoğunluğunun her geçen gün “sertlik” dozunu arttırarak sürdürdüğü tartışmalarda kullandıkları “ağır hakaretlere varan” nitelemeler ve sözler, topluma ve siyasi partilerin tabanlarına olumsuz yansıyor. Uzmanlara göre toplum, zirvelerdeki siyasetçilerin tavrıyla özdeşleşebiliyor, kendi tavırlarına “bu üslubu” yansıtabiliyor.

Türk siyasi hayatında siyasi üslup hiçbir zaman son dönemdeki kadar bozulmamıştı. Geçmişte siyasi tartışmaların en sert ve yoğun olduğu dönemde, hiçbir siyasetçi karşıtlarına “dengesiz”, “basiretsiz”, “meziyetsiz”,   demedi.

İktidar ile muhalefet arasında her dönemde çekişmeler siyasetin her döneminde yaşandı ve yaşanmaya da devam etti, ama bugünlerde yaşanan tablo hiç ortaya çıkmamıştı. Siyasetçiler arasında sert rekabet yaşanmasına rağmen, siyaset “belirli ve hassas bir üslup seviyesinin altına” inmedi.

Siyasetçiler, birbirlerini en sert şekilde eleştirir, ancak siyasi nezaket, saygı sınırlarını aşmazlardı. Bir törende buluştuklarında, toplumun önünde medeni şekilde el sıkışırlardı. Bugünlere gelinince “hoşgörünün yerini onur kırıcı” söylemler aldı.   

Sahi hangi ara bu hale geldik…?

Vatandaş haklı olarak “kendisini de etkileyen” bu tabloyu soruyor;

“Bu işin sonu nereye varacak.   Ülkenin hangi iç ve dış büyük sorunlarla karşı karşıya olduğu ortadayken, bu üsluptaki kavga yerine, birlik – beraberliğin zorunlu olduğunu görmüyorlar mı?..” diyor…

Sevgili dostlarım..

Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olduğu şu günlerde lütfen, bırakın siyasi kavgayı, kısır çekişmeyi…Halkın yanında olun…! Siyasi çekişmelerden, kavgalardan hiç kimseye  fayda gelmez…

Aksine çok zarar gelir… İlerde birbirinizin yüzüne bakamayacağınız sözleri birbirinize sarfetmeyin!

İnanın tartışmak, kavga etmek yerine, siyasi nezaket içerisinde birbirinize davransanız ve halkın içinde olsanız, dertlerini dinleseniz, hiç birşey yapamasanız bile halkın yanında olduğunuzu samimice hissettirseniz halktan daha fazla destek görürsünüz…Diğer türlüsü herkesin zararına olur…

Benden söylemesi…

MARKETLER DÜZENLEME…

Sevgili dostlarım…

Pandemi döneminde hemen hemen tüm esnaf kapalı iken, zincir marketler sürekli açık ve esnafın sattığı ürünün tamamını satıyorlar… Esnafı en fazla zarara uğratan büyük marketler.

 Bu gibi yerler sürekli açık. Hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasağında bile açıklar ama küçük esnaflar kapatıyor. Onların her zaman açık olması esnafı mağdur ediyor. Büyük marketler küçük esnafı bitiriyor.

 Esnafımız  market zincirlerinin küçük esnafa verdiği zarara karşı bir önlem alınmasını, bu konuya bir düzenleme getirilmesini talep ediyor.

İşte Hükümet esnafın bu çağrısını görmezlikten gelmedi ve  geç de olsa marketlere yeni düzenleme geliyor.    

Buna göre

Alışveriş merkezleri (AVM) ile zincir marketlere mesafe ve nüfus kriteri ile birlikte satış esaslarında da bir dizi değişikliğe gidilecek.

Ticaret Bakanlığı’nın taslak düzenlemesine göre, elektronik ortamda satış ve 1500 metrekareden büyük mağazalar hariç olmak üzere, zincir gıda marketlerinde tütün mamülü, mobilya, cep telefonu, elektronik eşya ve beyaz eşya satılamayacak.

Küçük esnafı korumak amacıyla, zincir gıda marketleri, pazar günleri saat 11.00’den önce açılamayacak.

 Ayrıca hızlı tüketim ürünleri satan mağaza ve zincir marketlerin raflarının yüzde 1’i, coğrafi işaretli ürünlerin satışına ayrılacak.

 Coğrafi işaretli ürünlerin yanı sıra bu alanlarda, marketin bulunduğu ildeki yöresel ürünler yer alacak. Marketler, promosyonlu ürünlerden kaynaklanan kayıpları, üreticiye yansıtamayacak.

 Reklam, anons, ürünlerin yerleştirilmesi gibi hizmetler nedeniyle üretici veya tedarikçiden para talep edilmeyecek, ancak ikili sözleşme yapılması halinde bedel alınabilecek.

Tarım ve gıda ürünlerinin markete sağlam şekilde tesliminin ardından, ürünün bozulması halinde üreticiden zarar tazmini istenemeyecek.

Gıda ürünlerinin müşteri şikayeti nedeniyle incelenmesinde de üreticiye bir bedel yansıtılamayacak. Sebze ve meyve ile 30 gün içinde bozulabilen ürünlerin bedeli, üreticiye 30 gün içinde ödenecek. Marketler, kamu kurumlarına veya adli mercilere şikayet nedeniyle ürünlerin listeden çıkarılması, sipariş edilen miktarın azaltılması ve promosyonunun durdurulması gibi ‘misilleme’ hareketlerine başvuramayacak.

Evet bu düzenleme daha önce yapılmalıydı.

Bizce yeterli olmasa da esnafın korunması adına atılan adım için yetkililere teşekkür ediyoruz…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER

ankara escort ankara escort ankara escort